Görsel İçerikte Erişilebilirlik: Herkesin Göremediği Detaylar
- 24 Ağu
- 1 dakikada okunur
Kampanya görseli hazır: canlı yeşil zemin üzerine kırmızı yazı, marka renkleriyle uyumlu. Tasarım onaylandı, yayına girdi. Ama izleyicilerin küçümsenmeyecek bir bölümü o yazıyı okuyamıyor — çünkü kırmızı ve yeşil, renk körlüğünün en yaygın türünde birbirine karışıyor.
Erişilebilirlik görsel işlerde genelde son akla gelen konu. Oysa mesele yalnızca etik değil, ticari: okunamayan bir mesaj, hiç yazılmamış bir mesajdır. Ve bu, tasarımın kötü olmasından değil, tek bir tür göze göre kurgulanmasından kaynaklanır.
Görsel içeriği daha erişilebilir kılmanın yolları:
Rengi tek başına anlam taşıyıcı yapmayın: 'Yeşil olan uygun, kırmızı olan değil' gibi ayrımlar simge ya da yazıyla desteklenmeli.
Kontrastı ölçün: Gözle karar vermek yanıltır; metin ve zemin arasındaki parlaklık farkı kontrol edilmeli.
Yazı boyutunu abartmayın diye küçültmeyin: Estetik için okunaklılıktan feragat edilen tasarım, işlevini kaybeder.
Videoda altyazı standart olsun: Sadece işitme engelliler için değil, sessiz izleyen çoğunluk için de gerekli.
Alternatif metin yazın: Görseli göremeyen kullanıcı ve makine, o metinle içeriği anlar.
Hareketi ölçülü kullanın: Hızlı yanıp sönen efektler bazı kullanıcılarda rahatsızlık yaratabilir.
Bu kararların ilginç bir yan etkisi var: erişilebilir tasarım genellikle daha iyi tasarım oluyor. Yüksek kontrast küçük ekranda daha okunaklı, altyazı sessiz izleyene hizmet ediyor, sade yerleşim herkes için daha net.
Kimse görselini bilerek okunmaz yapmaz. Ama bir görselin herkes tarafından okunup okunmadığı, kontrol edilmediği sürece bilinmiyor. Bu kontrolü yapmak birkaç dakika sürüyor — yapmamanın bedeli ise ulaşılamayan bir kitle.


