Kurumsal Portre Çekimlerinde Özgüven Yansıtan Poz ve Yönlendirme
- 8 Ağu
- 1 dakikada okunur
Kurumsal portre, fotoğrafçılığın en zor türlerinden biri sayılır çünkü konusu poz vermeye alışkın değildir. Kamera karşısına geçen çoğu yönetici birkaç saniye içinde omuzlarını kaldırır, çenesini içeri çeker ve gülümsemesi donar. Ortaya çıkan görüntü kişiyi değil, kameradan rahatsız olan bir kişiyi gösterir. Bu yüzden kurumsal portrede asıl iş ışıkta değil, yönlendirmededir.
Rahatlık teknik olarak da üretilebilir bir şeydir. Fotoğrafçının sürekli konuşması, ne yapılacağını önceden söylemesi ve ilk karelerin "deneme" olduğunu belirtmesi gerilimi belirgin şekilde düşürür. Deneyimli ekipler ilk beş dakikada çıkan kareleri genelde kullanmaz; o süre insanın kameraya alışması için harcanır.
Duruşu doğal ve güçlü gösteren müdahaleler:
Gövdeyi hafif çevirin: Omuzları kameraya tam paralel vermek geniş ve sert görünür; hafif açı daha ince ve doğal durur.
Ağırlığı arka ayağa verin: Bu duruş omuzları kendiliğinden düşürür ve rahat bir hat kurar.
Çeneyi hafif öne uzatın: Çene içeri çekildiğinde boyun kaybolur; öne ve aşağı hareket bunu düzeltir.
Ellere iş verin: Boşta kalan eller garipleşir; cebe koymak, bir nesne tutmak ya da kavuşturmak yeterlidir.
Gözler kameraya, düşünce başka yere: Kişiye bir soru sormak, bakışa donuk değil düşünen bir ifade kazandırır.
Gülümsemeyi yakalayın, istemeyin: "Gülümse" komutuyla çıkan ifade neredeyse her zaman yapay görünür.
Kurumsal portrenin işlevi, bakan kişide güven uyandırmaktır. Bu güven mükemmel bir ifadeden değil, tutarlılıktan gelir: aynı ekibin portreleri aynı ışık, aynı arka plan ve aynı kadraj mantığıyla çekildiğinde şirket organize görünür. Tek tek güzel ama birbirini tutmayan portreler, tam tersi bir izlenim bırakır.


