Marka Rengi Logoda Değil, Kadrajda Yaşar
- 8 Ağu
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 9 Ağu
Marka kılavuzunda üç renk kodu yazıyor. Web sitesinde uygulanmış, logoda var. Ama fotoğraflara bakınca marka görünmüyor — her kare başka bir dünyadan geliyor gibi.
Renk kimliği çoğu markada tasarım dosyasında kalır ve prodüksiyona hiç geçmez. Oysa kullanıcı markayı en çok fotoğraflarda görür. Logo bir saniyede bakılıp geçilen bir işarettir; fotoğraf ise ekranın tamamını kaplar. Marka rengi kadraja girmiyorsa, pratikte yok demektir.
Rengi çekime taşımanın yolları:
Zemin rengini sabitleyin: Ürün değişir, arka plan aynı kalır. Tanınırlığı en hızlı kuran karar budur.
Aksesuar üzerinden taşıyın: Sahnedeki küçük bir nesne markanın vurgu rengini taşıyabilir.
Işığın sıcaklığını seçin: Soğuk mu sıcak mı — bu karar tüm çekimlerde aynı kalmalı.
Renk sınırı koyun: Kadraja giren renk sayısını üçle sınırlamak, kalabalık bir sahneyi bile derli toplu gösterir.
Kadraj alışkanlığını da tanımlayın: Renk kadar, boşluğun hangi tarafta duracağı da kimliğin parçası.
Çekim öncesi kontrol listesi yapın: Renk kararları sette hatırlanmaz, yazılı olmalı.
Bu iş bir kere kurulduğunda kendini besler. Altıncı ay geldiğinde farklı fotoğrafçılarla, farklı mekânlarda çekilmiş görseller hâlâ aynı markanın işi gibi görünür. Kılavuzun asıl işi de budur: kimin çektiğinden bağımsız bir sonuç üretmek.


