Model ile İletişim: Poz Vermeyi Bilmeyen İnsanı Rahatlatmak
- 11 Ağu
- 1 dakikada okunur
Profesyonel model değil. Bir çalışan, bir müşteri ya da markanın kurucusu. Kamera açılıyor ve o ana kadar rahat konuşan insan bir anda tahtaya dönüşüyor. Eller nereye konacak belli değil, gülümseme donuyor, bakış kaçıyor.
Bu, portre çekiminin en gerçek zorluğu. Ve çözümü teknik değil, tamamen iletişimsel. Kameranın karşısına geçen kişi kendini değerlendiriliyor hissediyor; bu his sürdükçe hiçbir ışık kurulumu doğal bir ifade üretmiyor. İşin ustalığı, o değerlendirilme hissini ortadan kaldırmakta.
Çekilen kişiyi rahatlatan yaklaşımlar:
Sürekli konuşun: Sessizlik gerginlik üretir. Konuşma devam ettikçe kişi kameranın orada olduğunu unutur.
İlk kareleri harcayın: Baştaki beş dakika ısınma payıdır; o karelerin kullanılmayacağını bilmek ikinizi de rahatlatır.
Ne yapacağınızı önceden söyleyin: Habersiz yaklaşmak ya da ani yön değiştirmek kişiyi tetikte tutar.
Olumlu geri bildirim verin: 'Şu an çok iyiydi' demek, kişinin doğru yolda olduğunu bilmesini sağlar.
Poz yerine iş verin: 'Gülümse' yerine 'şuna bak' ya da 'yürü gel' demek doğal hareket üretir.
Ekranı gösterin: Bir kareyi gösterip beğendirmek, kalan çekimin güvenini tamamen değiştirir.
Bir de ekip büyüklüğü meselesi var. Kalabalık bir set, poz vermeye alışkın olmayan biri için ekstra baskı demek. Mümkün olduğunda odadaki kişi sayısını azaltmak, tek başına ifadeyi rahatlatabiliyor.
İyi bir portrede teknik kusursuzluk ikinci sırada. İlk sırada, karşıdaki insanın kendisi gibi göründüğü bir an var. O anı yakalamak fotoğrafçılıktan çok, insan okumakla ilgili bir beceri.


