Proje Arşivleme ve Yedekleme: Veri Kaybına Karşı Çalışan Bir Sistem
- 8 Ağu
- 1 dakikada okunur
Prodüksiyonda kaybedilen bir dosya, kaybedilen bir çekim demektir; çünkü çoğu çekim tekrarlanamaz. Etkinlik biter, model gider, mekân kapanır. Buna rağmen yedekleme çoğu ekipte iş bittikten sonra düşünülen bir konudur — oysa yedeklemenin işe yaraması için çekim gününde başlaması gerekir.
Sektörde yaygın kabul gören yaklaşım 3-2-1 kuralıdır: verinin üç kopyası bulunur, bu kopyalar iki farklı ortamda tutulur ve bir kopya fiziksel olarak başka bir yerde durur. Kural karmaşık görünse de mantığı tek bir varsayıma dayanır — aynı anda hem diskin bozulması hem ofiste bir sorun çıkması ihtimali, tek bir diske güvenmekten çok daha düşüktür.
Uygulanabilir bir yedekleme düzeninin parçaları:
Sahada ilk kopya: Kart boşaltılır boşaltılmaz ikinci bir diske kopyalanmalı; kart, kopya doğrulanmadan asla formatlanmamalı.
Doğrulama alışkanlığı: Kopyalama işleminin bittiğini görmek yeterli değil, dosya sayısı ve boyutu karşılaştırılmalı.
Bulut kopyası: Yangın, hırsızlık ve su baskını gibi ofisin tamamını etkileyen riskleri yalnızca uzak kopya karşılar.
Tutarlı klasör düzeni: Yıl, müşteri ve proje adıyla sabit bir yapı; altı ay sonra dosyayı bulmak yedeklemenin bir parçasıdır.
Arşiv ile aktif proje ayrımı: Biten projeler daha yavaş ama ucuz depolamaya taşınmalı, çalışma diskini şişirmemeli.
Geri yükleme testi: Hiç denenmemiş bir yedek, yedek sayılmaz; yılda bir rastgele dosya geri çağrılmalı.
Yedekleme sistemi, işe yaradığı gün dışında hiçbir zaman fark edilmez. Maliyeti düzenli ve öngörülebilir, karşılığı ise tek seferlik ve büyüktür. Bir müşteriye "dosyalar kayboldu" demek zorunda kalmamak, bir arşiv diskinin fiyatından kıyaslanamayacak kadar değerlidir.


