top of page

Sosyal Medyada Yayın Sıklığı: Az mı Çok mu, Hangisi Doğru?

  • 14 Ağu
  • 1 dakikada okunur

Markalar iki uçtan birine düşüyor. Ya ayda bir paylaşım yapıp neden kimsenin görmediğini soruyor, ya da günde üç içerik basıp hem ekibi hem izleyiciyi yoruyor. İkisinin de sonucu aynı: emek harcanıyor, karşılık gelmiyor.

Doğru sıklık, evrensel bir sayı değil. Sürdürülebilir olanla kaliteli olanın kesiştiği yer. Haftada beş içerik üretebilen ama üçünü aceleye getiren bir ekip, haftada iki iyi içerik üreten ekipten daha kötü sonuç alıyor — çünkü zayıf içerik sadece etkisiz kalmıyor, hesabın genel performansını da aşağı çekiyor.

Sıklık kararını verirken bakılması gerekenler:

  • Üretim kapasitesi: Üç ay boyunca sürdüremeyeceğiniz bir tempo, doğru tempo değildir.

  • İçerik kalitesi eşiği: Bir içerik yayınlanmasa daha mı iyi olurdu? Cevap evetse, yayınlanmamalı.

  • Platform farkı: Kısa video platformları yüksek sıklığı ödüllendirirken, uzun format daha seyrek çalışır.

  • Malzeme ekonomisi: Tek çekimden çıkan içerik parçalara ayrılırsa, sıklık üretim yükü artmadan yükselir.

  • Düzenlilik sıklıktan önemli: Haftada iki düzenli içerik, düzensiz beş içerikten daha iyi sonuç verir.

  • Ölçüp ayarlayın: Sabit bir sayıya bağlanmak yerine, hangi tempoda etkileşimin düştüğünü izlemek gerekir.

Burada prodüksiyon planlamasının rolü büyük. Ayda bir yapılan iyi planlanmış bir çekim, doğru parçalandığında dört haftalık içerik akışını besleyebiliyor. Yani sıklık sorunu çoğu zaman bir üretim sorunu değil, planlama sorunu.

İzleyici, ne kadar sık paylaştığınızı saymıyor. Karşısına çıkan içeriğin değip değmediğine bakıyor. Bu yüzden doğru soru 'haftada kaç paylaşım' değil, 'bu paylaşım yayınlanmayı hak ediyor mu'.

 
 
bottom of page